Stresin kuşaklar arasında biyolojik bir iz bırakabildiğini gösteren epigenetik araştırmalar, bunun bir kader değil değiştirilebilir bir olasılık olduğunu da ortaya koyuyor.
İki kişi arasındaki gerilim bazen hiç konuşulmaz, bunun yerine sessizce üçüncü bir kişiye kayar. Bowen’ın üçgen teorisi bu kaymanın neden ve nasıl gerçekleştiğini gösteriyor.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı başladı; Karşıyaka ve Bostanlı'da yaşayan ailelerin okula uyum sürecini sistemik bir bakışla, aile içindeki görünmeyen dinamikleri de görerek nasıl kolaylaştırabileceğini anlatıyoruz.
Bir çocuğun davranışı çoğu zaman kendi başına değil, ailenin görünmeyen bir dengesini taşır. Sistemik terapi bakış açısıyla bu örüntüyü nasıl okuyabileceğinizi anlatıyoruz.
Kuşaklararası aktarım, epigenetik ve empati-benzeri davranış üzerine hayvan çalışmalarından kendi doktora araştırmama kadar uzanan bilimsel bulguları; kader değil olasılık diliyle, sistemik terapinin bilimsel omurgasını oluşturan kaynaklarla ele alıyorum.
Çocukken üstlenilen ebeveynlik rolü, yetişkinlikte sınır koyamama ve aşırı sorumluluk hissi olarak geri dönebilir. Parentifikasyonun ne olduğunu ve nasıl fark edilebileceğini sistemik bir bakışla ele alıyoruz.
Aynı kavgayı defalarca ediyor gibi hissediyorsanız yalnız değilsiniz. Sistemik bakışla "kim haklı" sorusundan "döngü nasıl işliyor" sorusuna geçince, o döngüyü kırmanın ilk adımı da görünür hale gelir.
Bir çocuk annesinin, bir eş kendi ebeveyninin yerine geçtiğinde sistem sessizce sarsılır. Yer değişiminin bedelini ve kendi yerine dönmenin ilk adımlarını sistemik bir bakışla ele alıyoruz.
Sistemik terapi denince akla önce 'aile dizimi' gelir; oysa dizim bütünün yalnızca bir parçasıdır. Sistemik terapinin kuramsal temeli, tarihçedeki yeri ve kurucu isimleri.